Gönderen Konu: DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ  (Okunma sayısı 370 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı WRONG

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 521
  • Rep 20
DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ
« : 23 Ağustos 2010, 06:17:52 »

Diyanet'in hurafe listesi

Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye'de hemen her şehirde yaygın olarak bilinen 1380 hurafe ve 19 fal türü belirledi.
Diyanet işleri Başkanlığı'nın yayın organı "Diyanet" değisinde "21'inci Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler" konusu ele alındı.
İl müftülüklerinden Diyanet'e gelen bilgilere göre, Türkiye'de yaygın olarak bilinen 1380 hurafe bulunuyor.
Hurafelerin bazıları şöyle:
"-Çocuğu olmayanlara deve dili yedirmek,
-Konuşamayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak,
-Çocuğun dindar olması için göbek bağını cami avlusuna bırakmak,
-Açık seccade üzerinde şeytanın namaz kılacağını düşünmek,
-Kırkı çıkmamış çocuğun tırnakları kesilirse çocuğun hırsız olacağına inanmak,
-Nazar boncuğunun nazardan koruyacağını düşünmek
Baykuş ötüşünün uğursuzluk getirmesi,
-İki bayram arasında nikah ve düğün yapmamak,
-Ezan okunurken köpeklerin ulumasını kötüye yormak,
-Merdiven altından geçmeyi uğursuzluk saymak,
-Cenazelerde mutlaka sala vermek,
-Mezara çelenk koymak,
-Yola çıkanın arkasından su dökmek,
-Türbe etrafında bulunan mermerlere madeni para yapıştırmaya çalışmak,
-Türbe ziyaretlerinden şifa beklemek,
-Türbelerde, kurban ya da horoz kesmek,
-Başı ağrıyan kişinin evden getirdiği süpürge ile cami süpürmesi,
-Gökten yıldız kaydığında birinin öleceğine inanılması."

"BİLİMİN BÜTÜN DERTLERE DEVA OLACAĞINI SANMAK HURAFEDİR"

Diyanet, modernlik tarafından beslenen hurafelerden birisinin de bilime olan sonsuz inanç ve güven olduğunu belirtirken, bilimin bütün dertlere şifa olacağı inancının hurafe olduğunu ifade etti.
Başkanlık, türbe ziyaretlerinde de hurafelere yönelindiğine işaret ederek, türbelere çaput ve bez bağlamanın, eğilerek ya da emekleyerek girmenin, adak adamanın, türbe etrafında eğlence düzenlemenin, türbelerden şifa beklemenin yanlış olduğuna değindi.

DİYANET'TEN FAL KAFE ELEŞTİRİSİ

Türkiye'de 18 de fal türü tespit eden Diyanet, bunları kahve, iskambil, zar, çiçek, bakla, çay, domino, renk, kum, el, numeroloji, tarot, su, ayna, kurşun,
köz, tütsü, kürek kemiği falları olduğunu bildirdi. Fal kafeleri de eleştiren Başkanlık, fal kafelerin giderek arttığına, buralara manevi boşluk içerisinde
olan gençlerin gittiğine dikkat çekti.
Başkanlık, fal baktırmanın büyük günah olduğunu ifade etti.
Başkanlık ayrıca, astrolojinin bilimselliğinin bulunmadığını kaydederken, bu tarz inanışların İslam inancıyla bağdaşmadığını belirtti.

Çevrimdışı WRONG

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 521
  • Rep 20
Ynt: DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ
« Yanıtla #1 : 23 Ağustos 2010, 06:18:15 »

Diyanet isleri baskanligi, diyanet vakfi tarafindan cikarilan "yaşayan hurafeler" isimli kitaptan ...


*zifaf gecesi gelin ve damat sabunla yikanirsa, sabun aci oldugundan, sonra, aralarina aci ve ayrilik girer..(EN İİSİ ARAP SABUNU)

*.cenaze yikanirken tenesirin altina dokulen su, bir siseye doldurulup habersiz sarhosa icirilirse, sarhos ickiyi birakir.(IYYYK İGRENNC BE)

*.disi agriyan bir kisi mezarliga gider, bir mezartasini isirir ve ardina bakmadan geri gelirse, dis agrisi kesilir..(OLDU OLCAK BİDE KEMİRSİN)

*.cocuk fıtıkla dogarsa, kilodu cali agacinin bir dali yarilarak arasindan gecirilirse fitigi iyilesir.(KİLOT-FITIK NE ALAKA)

*.kisa boylu kadin ugursuzdur.aybasili kadin, bir bostandan gecerse sebzeleri kurutur.. hamileyken yumurta yiyen kadinin cocugu yaramaz olur.(İİ YA TOPTAN TÜM KADINLAR UGURSUZDUR DE BARE)

*.gelin, eve ilk geldiginde kaynanasinin iki bacagindan iceri girerse hayati boyunca saygili olur.(HEHE UZUN ESEK OYNASALAR OLMA MI )

*.cocuk dunyaya geldikten sonra yikanip tuzlanir ve sofraalti bezine sarilirsa tok gozlu olur. Yeni dogan cocuk, bayram gunu disi essege bindirilip kup etrafinda dolastirilirsa omru mutlu gecer.(EZİYET YAHU)

*.bir evden ölü cikarsa , o evdeki su kaplari bosaltilmazsa, azrail tum sulara elini degdigi icin biri daha ölebilir.. ölü yikandiktan sonra kazan cevrilmezse bir ölü daha olur (HALKA 2'NİN FARKLI VERSIYONU GİBİM YANLIZ DIKKAT BIR OLU DAHA OLUR:D)

*.bazi turbelerin topragindan cikan solucanlari yiyen kadinlarin kisirligi gecer.ilk cocugun erkek olmasini istiyorsaniz yataga bir erkek cocuk yatirilir.(KOCASI YATIO YA BİDE ERKEK COCUGU MU LAZIM ALLAM YA)

*.sunnet olan cucugun fazlaligi cami avlusuna birakilirsa, o cocuk dindar olur.(PİLAVA KONURSA NE OLUR?? KABUL İRENCİM)

*surekli aglayan cocukların kafasi hafifce bir camiinin dort duvarina vurulursa aglamasi sip diye kesilir.(NE HAFİFİ Bİ GECİRECEN SOL KROSEYI BAK NASSI KUZU GİBİM OLUO)

*.nikah yapilirken tavana ve tabana bicak saplanirsa o yuva kotuluklerden korunur(SONRA AYNI BICAGI DAMADA SAPLARSAK NE OLUR ACEP?DENİİM)

*.gerdek gecesi basarasiz olan damat mezarlikta dolastirilirsa iyi motive olur.. zifaf yatsi namazindan sonra daha hayirli olur.. (MOTIVE MI OLUR HEHE COK KOMIK HAZIR MEZARLIKTAYKEN İŞİNİ BİTİRİN ZATEN NE GEREK WAR CANIM BASARISIZ ADAM İŞTE)

*.evde kalmis kizlar turbeye gidip "kilit acma" talimleri yaparsa, hemen kismeti cikar. (WALLA KALE KİLİT FABRİKASI BİLE AÇAMAZ 30 DAN SONRA KORKUN!)

Çevrimdışı WRONG

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 521
  • Rep 20
Ynt: DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ
« Yanıtla #2 : 23 Ağustos 2010, 06:18:35 »

İşte Diyanet'in hurafe listesi

Diyanet İşleri Başkanlığı, hurafelere karşı halkı bilinçlendirmek amacıyla harekete geçti. Diyanet, "21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler" adı altında hazırladığı kitapta, halkın yanlış bildiği inanışları açıkladı.

Diyanet, cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmayı, türbe ve yatırlardan medet ummayı, yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağının cami avlusuna bırakılmasını hurafe saydı. Diyanet'e göre nazar boncuğu ve muska takmak, loğusa kadını kırkı
çıkana kadar yalnız bırakmamak, cami duvarını öpmek, iki bayram arası nikahı uğursuzluk saymak da hurafe.

"BİLGİSİZLİK, HURAFELERİN TUZAĞINA İTER"

Diyanet İşleri Başkanlığı, hurafelere karşı savaş açtı. Halkı hurafelere karşı bilinçlendirmek için kolları sıvayan Diyanet, bu amaçla "21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler" adı altında kitap hazırladı. Kitabın giriş bölümünde mantıki tabanı olmayan, gerçek hayatla ilişkisi bulunmayan inanç ve uygulamaların izlerinin tüm dinlerde görülebileceğine işaret edilerek, bilgisizlik, yalnızlık, çaresizlik, zorda kalmışlık, korku, üzüntü, hastalık, sıkıntı ve felaketlerin insanları hurafelerin tuzağına ittiği kaydedildi.

Bilgisizliğin, batıl inanışların, mesnetsiz yorumların ve çarpık anlayışların düşünce dünyasında kök salmasına zemin hazırladığına vurgu yapılan kitapta, "Başkanlığımız, inanç, düşünce ve sosyal hayatımızı etkileyen hurafeler konusuna önem vermiş, toplumu din konusunda ana kaynaklara dayalı doğru bilgi ile aydınlatmayı, dinimizin yasakladığı hurafelerin inançlarımıza karışmaması için gerekli tedbirleri almayı bir sorumluluk kabul etmiştir" denildi.

"NAZAR BONCUĞU HURAFEDİR"

Diyanet, ışıklı ortamların az olduğu zamanda kesilen tırnağın kaybolması ve çocuklar tarafından yutulması, yiyecek-içecek gibi şeylere karışmasının önlenmesi gibi anlamlı gerekçelerle akşamları tırnak kesmenin iyi karşılanmadığını ancak bunun yerini tamamen dini içerikli etmenlere bıraktığını hatırlattı. "Gece tırnak kesenin başına kötü şeyler geleceğini ve günah olduğunu söylemek hurafedir" diyen Diyanet, insanların nazar değmesinden korkarak, nazar boncuğu takmasını, muska taşımasını da hurafe saydı.

"HAYVAN SESİNİ DEPREM HABERCİSİ SAYMAK DA HURAFE"

Kitapta, tabiat olaylarının nedenleri ve eşyaların tabiatındaki özellikler bilinmediği için tabiat olayları veya eşyaya insanlar tarafından farklı anlamlar yüklenildiği ve bazı tepkiler geliştirildiği belirtilerek, "Hayvanların çıkardığı seslerin olumsuzluklara işaret etmesi, ay ve güneş tutulmasının kötülüklere ve gazaba yorumlanması ve bir an önce bu durumun değişmesi için silahla atış yapılması, tenekelere vurularak gürültü çıkarılması da hurafelere önemli derecede kaynaklık etmektedir" denildi.
Diyanet, insanların bazen inanmasalar bile birtakım hurafelere inanıyor görünmelerinin, onları psikolojik olarak rahatlattığını kaydetti. Günlük gazete, haftalık veya aylık olarak yayınlanan aktüel dergilerde mevcut olan fal köşeleri, televizyonda sunulan medyum programlarının, batıl inanç ve hurafelere neden olduğu vurgulandı.

İŞTE DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ

Diyanet, toplumda en yaygın olan hurafeleri 'aile, uğur ve uğursuzluğa inanmak, cenaze, şifa, türbe-yatır, hıdrellez, baht açılması, namaz, nazar, dua, adak-kurban, misafir, bayram, sihir-büyü-fal, muska, ay ve güneş tutulması' başlıkları altında açıkladı.

Diyanet'in 'hurafe listesi' şöyle:

- Ateşe su dökülürse cin çarpar, yiyeceklerin ağzı kapatılmadığında gece onlardan cinlerin yediği anlayışı,

- Kuran ve sünnet ile örtüşmediği halde dövme yaptırmak, erkeklerin küpe takması, burçların insan karakterine etkili olduğu inancı,

- Türbe, yatır gibi yerlerden medet ummak. Bir yatırın mezar taşına mum yakıp, dilek tutmak,

- Sünnet olan çocuğun acısının azalacağına inanılarak sünnet olma anında annesi ve diğer hanımlar tarafından oklava çevirmek,

- Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak,

- Konuşmayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak,

- Yürümeyen çocukların ayaklarına ip bağlayarak cuma namazından ilk çıkan kişiye ipi kestirmek,

- Kırkı çıkmamış bir bebeğin tırnakları kesilirse o çocuğun hırsız olacağına inanmak,

- Küçük çocukların üzerinden atlanıldığında boylarının kısa olacağına inanmak,

- Çocuğu olmayanlara çocukları olması için deve dili veya etini yedirmek,

- Çocuk doğan eve 40 gün süre ile et alınmaması gerektiğine inanmak,

- Yeni doğan çocuğun kırkı çıkmadan evden çıkarılmaması gerektiğine inanmak,

- Boyu ölçülen çocuğun cüce kalacağına inanmak,

- Gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğunun erkek olacağına inanmak,

- Loğusa kadının herhangi bir şeyden zarar görmemesi inancıyla, bulunduğu yere süpürge, soğan, sarımsak asmak, yastığının altına iğne, bıçak gibi şeyler koymak,

- Loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak,

- Hamile kadınların saçlarını kesmemeleri gerektiğine inanmak,

- Nikah esnasında gelin ve damadın birbirlerinin ayağına bakması halinde, önce basanın sözünün geçeceğine inanmak,

- Gelin ve damadın üzerine para, üzüm, şeker ve leblebi gibi şeyler atıp, kapıda küp kırmak,

- Evlenmeyen genç kızların kısmetinin açılması için müezzine minareden para attırmak, mendil veya eşarp sallatmak,

- Baykuş ötmesi, kara kedinin insanın önünden geçmesi, horozun vakitsiz ötmesi, insanların ve araçların önünden tavşanın geçmesinin uğursuzluk sayılması, karganın ötüşünün o bölgeye gelecek belanın işareti olarak kabul edilmesi,

- İki bayram arasında nikah yapmak, duaların kabulü için mübarek gecelerde ziyaretgahlarda mum yakmak, gece vakti tırnak kesmek, cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek, temizlik yapmak, akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek, gece aynaya bakmak gibi şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmak,

- Elden ele sabun, makas, bıçak, iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak,

- Sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına, ayak altı kaşındığında da yola çıkılacağına inanmak,

- Cam ve porselen gibi eşyanın aniden düşüp kırılmasını, bir belanın defedileceğine işaret saymak,

- Merdiven altından geçmeyi uğursuzluk saymak,

- Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmak,

- Cenazenin alkışlanma uğurlanması, cenazenin arkasından slogan atmak ve çiçek serpmek, cenaze için üçüncü gününde helva ve yemek dağıtmak, kefen arasına dua, ayet ve vasiyetname koymak, ölen kimse için arefe günü kurban kesmek,

- Hastanın başı üzerinde tuz gezdirmek, köz söndürmek, kurşun döktürmek,

- Dileğin kabulü için ağaçlara bez-çaput bağlamak, türbelere adakta bulunmak, türbe ziyaretlerinden şifa beklemek,

- Hıdrellez günü sahile gidilerek kuma veya toprağa ev, araba veya kadın resimleri çizilerek böylece çizilen resimler sayesinde ileride onlara sahip olunacağına inanmak,

- Camiye girerken cami duvarını öpmek,

- Tekke ve türbelerde kurban kesmek, türbe ve tekkelerden şifa beklemek, mum yakmak, el yüz sürmek,

- Misafirin, askere gidenin veya yola çıkanın arkasından su dökmek,

- Kahve falına bakmak, falcılara, büyücülere gitmek,

- Ay ve güneş tutulmasında silah atmak, teneke çalmak.

Çevrimdışı WRONG

  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 521
  • Rep 20
Ynt: DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ
« Yanıtla #3 : 23 Ağustos 2010, 06:18:59 »

Diyanet, “21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler” adı altında hazırladığı kitapta, halkın yanlış bildiği inanışları açıkladı.




Diyanet, cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmayı, türbe ve yatırlardan medet ummayı, yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağının cami avlusuna bırakılmasını hurafe saydı. Diyanet'e göre nazar boncuğu ve muska takmak, loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak, cami duvarını öpmek, iki bayram arası nikahı uğursuzluk saymak da hurafe.

“BİLGİSİZLİK, HURAFELERİN TUZAĞINA İTER”
Diyanet İşleri Başkanlığı, hurafelere karşı savaş açtı. Halkı hurafelere karşı bilinçlendirmek için kolları sıvayan Diyanet, bu amaçla “21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler” adı altında kitap hazırladı.
Kitabın giriş bölümünde mantıki tabanı olmayan, gerçek hayatla ilişkisi bulunmayan inanç ve uygulamaların izlerinin tüm dinlerde görülebileceğine işaret edilerek, bilgisizlik, yalnızlık, çaresizlik, zorda kalmışlık, korku, üzüntü, hastalık, sıkıntı ve felaketlerin insanları hurafelerin tuzağına ittiği kaydedildi.

Bilgisizliğin, batıl inanışların, mesnetsiz yorumların ve çarpık anlayışların düşünce dünyasında kök salmasına zemin hazırladığına vurgu yapılan kitapta, “Başkanlığımız, inanç, düşünce ve sosyal hayatımızı etkileyen hurafeler konusuna önem vermiş, toplumu din konusunda ana kaynaklara dayalı doğru bilgi ile aydınlatmayı, dinimizin yasakladığı hurafelerin inançlarımıza karışmaması için gerekli tedbirleri almayı bir sorumluluk kabul etmiştir” denildi.

“NAZAR BONCUĞU HURAFEDİR”
Diyanet, ışıklı ortamların az olduğu zamanda kesilen tırnağın kaybolması ve çocuklar tarafından yutulması, yiyecek-içecek gibi şeylere karışmasının önlenmesi gibi anlamlı gerekçelerle akşamları tırnak kesmenin iyi karşılanmadığını ancak bunun yerini tamamen dini içerikli etmenlere bıraktığını hatırlattı. “Gece tırnak kesenin başına kötü şeyler geleceğini ve günah olduğunu söylemek hurafedir” diyen Diyanet, insanların nazar değmesinden korkarak, nazar boncuğu takmasını, muska taşımasını da hurafe saydı.

“HAYVAN SESİNİ DEPREM HABERCİSİ SAYMAK DA HURAFE”
Kitapta, tabiat olaylarının nedenleri ve eşyaların tabiatındaki özellikler bilinmediği için tabiat olayları veya eşyaya insanlar tarafından farklı anlamlar yüklenildiği ve bazı tepkiler geliştirildiği belirtilerek, “Hayvanların çıkardığı seslerin olumsuzluklara işaret etmesi, ay ve güneş tutulmasının kötülüklere ve gazaba yorumlanması ve bir an önce bu durumun değişmesi için silahla atış yapılması, tenekelere vurularak gürültü çıkarılması da hurafelere önemli derecede kaynaklık etmektedir” denildi.


Diyanet, insanların bazen inanmasalar bile birtakım hurafelere inanıyor görünmelerinin, onları psikolojik olarak rahatlattığını kaydetti. Günlük gazete, haftalık veya aylık olarak yayınlanan aktüel dergilerde mevcut olan fal köşeleri, televizyonda sunulan medyum programlarının, batıl inanç ve hurafelere neden olduğu vurgulandı.
İŞTE DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ
Diyanet, toplumda en yaygın olan hurafeleri
“aile, uğur ve uğursuzluğa inanmak, cenaze, şifa, türbe-yatır, hıdrellez, baht açılması, namaz, nazar, dua, adak-kurban, misafir, bayram, sihir-büyü-fal, muska, ay ve güneş tutulması”
başlıkları altında açıkladı.

Diyanet'in “hurafe listesi” şöyle:
- Ateşe su dökülürse cin çarpar, yiyeceklerin ağzı kapatılmadığında gece onlardan cinlerin yediği anlayışı,
- Kuran ve sünnet ile örtüşmediği halde dövme yaptırmak, erkeklerin küpe takması, burçların insan karakterine etkili olduğu inancı,
- Türbe, yatır gibi yerlerden medet ummak. Bir yatırın mezar taşına mum yakıp, dilek tutmak,
- Sünnet olan çocuğun acısının azalacağına inanılarak sünnet olma anında annesi ve diğer hanımlar tarafından oklava çevirmek,
- Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak,
- Konuşmayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak,
- Yürümeyen çocukların ayaklarına ip bağlayarak cuma namazından ilk çıkan kişiye ipi kestirmek,

- Küçük çocukların üzerinden atlanıldığında boylarının kısa olacağına inanmak,
- Çocuğu olmayanlara çocukları olması için deve dili veya etini yedirmek,
- Çocuk doğan eve 40 gün süre ile et alınmaması gerektiğine inanmak,
- Yeni doğan çocuğun kırkı çıkmadan evden çıkarılmaması gerektiğine inanmak,
- Boyu ölçülen çocuğun cüce kalacağına inanmak,
- Gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğunun erkek olacağına inanmak,
- Loğusa kadının herhangi bir şeyden zarar görmemesi inancıyla, bulunduğu yere süpürge, soğan, sarımsak asmak, yastığının altına iğne, bıçak gibi şeyler koymak,
- Loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak,
- Hamile kadınların saçlarını kesmemeleri gerektiğine inanmak,
- Nikah esnasında gelin ve damadın birbirlerinin ayağına bakması halinde, önce basanın sözünün geçeceğine inanmak,
- Gelin ve damadın üzerine para, üzüm, şeker ve leblebi gibi şeyler atıp, kapıda küp kırmak,
- Evlenmeyen genç kızların kısmetinin açılması için müezzine minareden para attırmak, mendil veya eşarp sallatmak,
- Baykuş ötmesi, kara kedinin insanın önünden geçmesi, horozun vakitsiz ötmesi, insanların ve araçların önünden tavşanın geçmesinin uğursuzluk sayılması, karganın ötüşünün o bölgeye gelecek belanın işareti olarak kabul edilmesi,
- İki bayram arasında nikah yapmak, duaların kabulü için mübarek gecelerde ziyaretgahlarda mum yakmak, gece vakti tırnak kesmek, cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek, temizlik yapmak, akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek, gece aynaya bakmak gibi şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmak,
- Elden ele sabun, makas, bıçak, iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak,
- Sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına, ayak altı kaşındığında da yola çıkılacağına inanmak,
- Cam ve porselen gibi eşyanın aniden düşüp kırılmasını, bir belanın defedileceğine işaret saymak,
- Merdiven altından geçmeyi uğursuzluk saymak,
- Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmak,
- Cenazenin alkışlanma uğurlanması, cenazenin arkasından slogan atmak ve çiçek serpmek, cenaze için üçüncü gününde helva ve yemek dağıtmak, kefen arasına dua, ayet ve vasiyetname koymak, ölen kimse için arefe günü kurban kesmek,
- Hastanın başı üzerinde tuz gezdirmek, köz söndürmek, kurşun döktürmek,
- Dileğin kabulü için ağaçlara bez-çaput bağlamak, türbelere adakta bulunmak, türbe ziyaretlerinden şifa beklemek,
- Hıdrellez günü sahile gidilerek kuma veya toprağa ev, araba veya kadın resimleri çizilerek böylece çizilen resimler sayesinde ileride onlara sahip olunacağına inanmak,
- Camiye girerken cami duvarını öpmek,
- Tekke ve türbelerde kurban kesmek, türbe ve tekkelerden şifa beklemek, mum yakmak, el yüz sürmek,
- Misafirin, askere gidenin veya yola çıkanın arkasından su dökmek,
- Kahve falına bakmak, falcılara, büyücülere gitmek,
- Ay ve güneş tutulmasında silah atmak, teneke çalmak.

 

Define İşaretleri Çözümü